Beyendiklerim - QuiEt LiFe - Blogcu



body { background: #000000; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #DDDDDD; } td.title { border-bottom: 1px dashed #333333; } td.leftside { padding: 10px; padding-left: 0px; text-align: justify; } td.rightside { padding: 10px; border-left: 1px dashed #333333; line-height: normal; } td.eyes { padding-left: 10px; padding-bottom: 3px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #FFFFFF; margin-bottom: 12px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #FFFFFF; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #777777; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #EEEEEE; } a:visited { color: #EEEEEE; } a:hover { color: #6699FF; }

QuiEt LiFe

13/8/2006 - Ölümsüz Aşk...

Kategori: Beyendiklerim

Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henüz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyordu da sevdiği ona bir keresinde:
- Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.

       Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdi ki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu bir kez daha görebilse, onu bir kez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.

       Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. " Müjde kızım,kalp bulundu " dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan...

       Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acayip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.

       Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:
- Bir aya kalmaz geçer, demişti.
Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.

        Bir gün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zar zor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı :
" Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Her gün sana şiirler yazdım, her gün şiirlerimi okudum ve her gün ağladım. Tam beş yıl boyunca her gün yazdım, okudum, ağladım. Bir gün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olur mu? Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olur mu? Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim HOŞÇAKAL…

Düşünceler (47) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

23/7/2006 - Ben Beyaz Gül Severim...

Kategori: Beyendiklerim

Efsaneye göre bülbül, çiçeklerin kraliçesi güle aşıktır. Gül önce solgun bir ak güldür. Ve goncanın seher vakti açtığı sanılır. Bülbül bütün gece bu anı bekler. Gonca açılacak, bülbül seyredecektir. Ama uykuya dalar bülbül ve goncanın açılışını seyredemez. Her seferinde kaçırır fırsatı. Gül mevsimi geçer bülbül lal olur. Gül mevsimi gelir ötmeye başlar, gülün açılmasını kendi muhabbetine karşılık vermesini bekler. Öter durur, gül naz eder. Bülbül hasretle gülün dalına konar ama daldaki dikeni fark etmez. Ve diken bülbülün göğsüne batar, al kanlar sızar bülbülden. Gülün toprağın akan kanlar yağmur suyuyla gül fidanına geçer ve ondan sonra beyaz gül kıpkırmızı açmaya başlar… Bu yüzden “Gülün kırmızısı bülbülün kanındandır” ya da “Vefakar bülbülün ölümüne sebep olan gül hicabından kızarır” denir. Ve de “Gülü seven dikenine katlanır…”

Düşünceler (45) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

28/5/2006 - Siz de dinleyin bence...

Kategori: Beyendiklerim

Son zamanlarda dilime takılan çok güzel bir şarkı…

Sizlerle paylaşmak istedim…

 

Neden anlamaz insan yanındayken kıymetini

Neden söylemez insan sevdiğine sevdiğini

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna

Gururun neye yarar ki yalnız kalmaktan başka

Yarın çok geç olunca isyan etmek boşuna

Gururun neye yarar ki vakit kaybından başka

Neden yar neden bilinmez acı çekmeden

Neden can neden görülmez günü gelmeden

 

Neden cimridir insan anlatırken minnetini

Neden sabırsız insan gösterirken öfkesini

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna

Hiddetin neye yarar ki yalnız kalmaktan başka

Yarın çok geç olunca isyan etmek boşuna

Hiddetin neye yarar ki vakit kaybından başka

Neden yar neden bilinmez acı çekmeden

Neden can neden görülmez günü gelmeden

 

 

Neden sevinir insan zafer kazandığında

Kazanmak neye yarar ki kaybeden olduğunda

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna

Savaşlar neye yarar ki yalnız kalmaktan başka

Yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna

Savaşlar neye yarar ki vakit kaybından başka

Neden yar neden bilinmez acı çekmeden

Neden yar neden görülmez günü gelmeden

Düşünceler (37) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

1/4/2006 - Bu da benim kuzumdan bir şiir...

Kategori: Beyendiklerim

Artık geri dönüş yok

Gidiyorum…

Azığımda bir kalem, bir kâğıt

Ve yorgun düşmüş anılar

Ayaklarımda düşlerimin enkazından kalan tozlar

Üzülme, gitsem de acım içimde hep açar

Siper, çöl dinlemez artık.

Oysa farklı şeyler bekliyordum yaşamdan

Hani masallarda olanından

İnsan hep mutluluğu tattıran...

Ama olmadı

Mutluluk cümlelerim

Mutsuzluk kelimelerini kaldıramadı

Aşkın ritmine uyduramadım ayaklarımı

Gidiyorum…

Kanla gözyaşı arasında bir düş görüyorum.

Bedenimi yalnızlığım yağmalıyor

Engelleyemiyorum

Cama vuran yağmur damları gibi

Dağılıyorum

Yeknesak yaşıyorum.

Gidiyorum…

Özgürlüğünden sıyrılıp

Mağlubiyeti kabullenmiş

Aşk şehirlerine doğru mu yol alıyorum?

Elimde sararmış tüm yapraklarımı

Sana gönderiyorum

Al

İçimi acıtıyor bunlar

Yamaçlarımda senli güzel düşlerim var

Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr

Şimdi

Gözlerimle kalbim arasındaki yola

Atıyorum tüm suçu

Gidiyorum…

Gidişimin nedeni sen oluyorsun

Sen, gözlerimle kalbimin arasına

İşlenmiş yerde bulunuyorsun

Bu cana acıyı öğretiyorsun

Tüm renklerimi solduruyorsun

Beni sensizliğin rengine bırakma

Ne olursun

Biliyorum beni duymuyorsun

Gidiyorum…

Aynalarımı kırıyorum giderken

Mutluluk olmayınca aynalar da olmasın varsın

Bana yine ağlamak yakışsın…

Sesimi ağıda dönüştürdüğüm dizeler

Beni anlasın

Rüyalarımda beni can evimden vuran da

Sen olmalısın

Yine yüreğimden seni anlatan

Sözcükler damlıyor

Sonu gelmiyor

Gidiyorum…

Yoksul bakışlarımı da götürüyorum

Gelmek istemeyen yanlarımı kurşuna diziyorum

İlk kalbimi vuruyorum

Ama hala atıyor,

İmkânsızı fısıldıyor kulaklarıma

Kabulleniyorum artık

Direnmiyorum

Gidiyorum…

Dizelerim son kafiyelerini arıyor

Bu gece

Kalemimden yine sen görünümlü kelimeler dökülüyor

Şiirler sayfaları doldurunca

Her sayfa senin resmin oluyor.

Bir aşk kalıyor ortada

Sahibini bulamayan hisler başucumda

Düşüyorum acıyı iliklere işleyen

Şehrin sokaklarına

Gidiyorum…

Her şey gidiyor

Acı veren diyar terk ediliyor

Bütün baharlarımı ardımda bırakıp

Kışa yürüyorum

İçimi yakan bir nefes daha çekiyorum

Sen… Sen… Sen…

Ah beni anlayabilsen

Acım sen,

Damarlarımda ayrılığa açılmış yol sen

Boşluğunu doldurmakta zorluk çektiğim sen

Ne olurdu bir kez kal desen

 

 

Düşünceler (33) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

28/2/2006 - ...

Kategori: Beyendiklerim

"Ne yazılabilir ki üstüne buzun,

 Ömürler kısa acılar uzun..."

Düşünceler (23) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

23/2/2006 - Bu bir arkadaşımın bana yazdığı şiir... Umarım beğenirsiniz... B

Kategori: Beyendiklerim

Kar yağıyor Ankara’ya lapa lapa kar

Ve ben yürüyorum zaman ayaklarımda akar

Geçmişini kaybetmiş yüreğim geleceğini arar

Ayak izlerim bembeyaz yolların ütüsünü bozar

 

Bir yar var aklımda bir yar

Sevgilinin eli olur,yüzümü okşar yağan kar

Sevdiğini söylemeyi bir türlü beceremeyen kalbim

Seni seviyorum diyebilmenin bir yolunu arar

 

Nedense gözlerim hep uzaklara bakar

Sevdiğimi bir türlü söyleyemediğim yar

Merak etme ben ölsem de kalbim yaşar

    Sevdam damarlarında kan olur akar

 

Bak karların içinde bir kardelen var

   Soğuğa karakışa inat ümitle yaşar

Belki onun gözleri de hercaisini arar

Gözlerimin ufukta seni aradığı kadar

 

Bilmiyorum bu yolun sonu nereye çıkar

Hayat bir akarsu hep derinden akar

Ben sana sevdiğimi söyleyemesem de

Merak etme senle dolu kalbim sende yaşar

 

Leyla’yı buldu bu gönül yollarda

Ümit dediğin şey adın kadar yakınımda

Bir şiirdir o, gönül sayfamda

Seni seviyorum yazar her mısrasında

 

Düşünceler (17) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

25/1/2006 - İnsan nedir?...

Kategori: Beyendiklerim

Sadiye sormuşlar:

          "İNSAN NEDİR?"

diye, cevabı:

"Yek katre-i hûnest ve hezar endişe..."

 

Yani tek damla kan ve sayısız kaygı, endişe...

Düşünceler (7) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

14/1/2006 - Bu da alıntı ama...

Kategori: Beyendiklerim

SİMURG

 

Rivayet olunur ki, kuşların hükümdârı olan Simurg Anka, bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar, Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş.
Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe, onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

Derken, bir gün uzak bir ülkeden bir kuş sürüsü, Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Ancak, Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi (istek, aşk, bilim (marifet), nazlanma (istiğna), birleştirme (tevhid), hayret, yoksullukta yok olma (fakr-u fena) ) aşmak gerekiyormuş.

Kuşlar hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.
Önce, bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
papağan, o güzelim tüylerini bahane etmiş -oysa, tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış-,
kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış,
baykuş yıkıntılarını özlemiş ,
balıkçıl kuş bataklığını...

Yedi vadi üzerinde uçtukça sayıları an be an azalıyormuş.
Altıncı vadi "şaşkınlık" yedincisi ise "yok oluş" vadisi imiş.

Kaf dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki, Simurg Anka otuz kuş demekmiş.
Onların hepsi de Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş ...



FERIDUDDIN ATTAR-MANTIK UT-TAYR

Düşünceler (6) :: Düşüncelerini Ekle! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Kimim Ben?
Arşiv
Blogcu Canlar


myspace

Stuff for your blog!




ACILARPARKI

Blogcu Canlarım

meczup
yellowdaisy
esin
baykelebek
mahlas
h2so4
caglar
tugbatugba
erdemselvi
omasozturk
elki
ilkayoguzhan
shekkercik
yunusum
mrfood
kartopum
yunusevren
hatto
fatima
anubiss
bibis
raciegi
gokche
uzakufuklar
tibette7yil
onurhan1907
sessizofke01
konjenital
melan
E.YÜKSEL ÜSTÜNER
pembepatikler
ucarsu
gokcesair
revnakyaren
Özkan Özdemir
dungeon dungeon
kanturk
ihlamur
tinuviel
sadakat ...
blogdoktoru
blogekle
ildeniz
feraye
burakcam
hassasadam
eyust
neslinursema
tyanali
calinus
yavuz999
yalniz
guvenavticaret
kugelhang
turkanka
panorama
hurricanee
dostlukrehberi
eyupzaferi
sad
battygirl
hayatadahil
serhendi
neslinursema1
kursadberkkan
mavisevdalar
tigre
keskelerdiyari
vie
zeytinburnuimamhatip
neslinursema2
neslinursema3
karanfil58
tici
isteoan
visal
kaybolusculuk
byuarsiyu
gullerdiyarim